Akrep Doğasında Bir Sonbahar

AKREP EGEMEN BİR SONBAHAR; 10 Ekimde Jüpiter’in, 17 Ekim’de Merkür’ün, 23 Ekim’de Güneş’in Akrep burcuna girmesi ardından, henüz girdiğimiz Kasım ayının 7 sinde de Venüs’ün Akrep burcuna geçmesiyle Akrep doğasında bir döneme adım atmış bulunuyoruz. Buna ilaveten bu ayki dolunay ve yeni ayın sürece katacağı anlamı iyi özümsemek gerekiyor.

2017 sonbaharının özellikle ikinci yarısı, 3 önemli gezegenin Akrep burcunda toplanmasıyla özellikle Akrep ve Yükselen Akrepler için 1 yıldan biraz fazla sürecek olan değişim ve dönüşümlerin niteliği ve seyri bugünlerde atacakları adımlara bağlı olacaktır. Tabii ki sadece Akrep burçları değil, hepimiz bu gezegenlerin doğum haritalarımızda hangi hayat alanlarını harekete geçirdiğine bağlı olarak yepyeni olaylar deneyimleyeceğiz. Önemli olan, bu yeni sürecin taşıdığı potansiyeli kendi seçimlerimiz ve adımlarımızla en yararlı hale dönüştürebilmeyi başarabilmek olmalı.

akrep dolunay

4 KASIM BOĞA DOLUNAYI; Dolunaylar Güneş ve AY’ın bir eksen üzerinde birbirine tam karşıtlık yaptığı süreçlerdir. Aslında her ay bu döngüyü deneyimleriz. Her defasında farklı iki burç ekseninde gerçekleşen dolunaylar, daha önce attığımız adımların bitişini, kapanışları simgeler. Her bir bitiş, yeni başlangıçlara yer açmaktır aslında. Dolunaylar, bir eksenin iki ucunda yerleşmiş iki zıt burç doğasındaki olaylar arasında gidiş gelişlerimizi dengeleme ihtiyacımızın doruk noktasıdır bir diğer anlamda. Bu nedenledir ki ruhumuz da bedenimiz de bir huzursuzluk ve karşı koyuş yaşar adeta her dolunayda.

4 Kasım sabahından itibaren bu karşıtlığı Akrep-Boğa ekseninde ve bu iki burç doğasında yaşayacağız. Bir başka bakışla, SU ve TOPRAK ekseninde SABİT burçlarda gerçekleşecek olan bu karşıtlıkta Akrep yıkıp yeniden yapmayı, küllerinden yeniden doğuşu simgelerken, tam karşısındaki realist, maddi ve konformist Boğa ise bizlere yeniden doğmak için ille bir şeylerden vazgeçmek gerekmediğini hatırlatacaktır.

Bu iki zıt olguyu dengeleyebilmek için, Akrep’in uzun süredir derinlemesine daldığı alandan çıkıp, keşfettiklerini, analiz edip didiklediği her şeyi ortaya çıkartması yönünde bir adım atması, Boğa’nın da rahat koltuğundan biraz kımıldayıp önüne gelen hazır madeni işlemek için kolları sıvaması gerekecektir. Zıtlıklar sembolizmine göre; Akrep sübjektif, Boğa objektiftir. Akrep duygusal, Boğa gerçekçidir. Akrep sezgileriyle, Boğa duyularıyla bulur yolunu. Oysa hayat ne o, ne de budur ve önümüzdeki zorluklar, alma verme dengesinin kurulmasıyla aşılacaktır. Evrilişimiz, aslında bu sembolizmi her birimizin hangi hayat alanlarında uygulayacağımızı anlayabilmekten geçer.

Karşıtlıkların, zıtlıkların ortaya çıkardığı mücadelelerin doruk noktaya ulaştığı, dengeye ulaştığı, olgunlaştığı ve görünür olduğu dönemdir dolunaylar. Artık kapanışı usulüne göre yapabilmeyi, işimize yaramayan düşünceleri, ağırlıkları bırakmak, zamanı dolmuş olan ne varsa bitirmek, arınmaya hazırlanma zamanıdır.

5 KASIM MERKÜR YAY BURCUNDA; İletişim, haberleşme ve medyayı, hesap kitap, bankacılık, kambiyo ve ticareti, eğitim, öğretim ve her türlü zihinsel faaliyeti ve el yeteneğiyle yapılan işleri temsil eden Merkür, jüpiter’in yönettiği, akademik bilgi, inançlar ve felsefeyi, yabancı kültürler, uzak yolculuklar ve uluslararası tüm alanları temsil eden Yay burcunda zarar görür. “Zarar görmek” bir gezegenin kendi özelliklerini tam olarak ortaya koyamaması, tam güçle çalışamaması anlamına gelir. Dolayısıyla Merkür’ün Yay’daki yaklaşık 2 aylık bu yolculuğunda, araştırma ve detay isteyen konularda aksaklıklar yaşama, dikkat dağınıklığı ve dolayısıyla hata yapma olasılığı yükselebilecektir. Bu nedenle zihinsel ve el yeteneği isteyen çalışmalarda her zamankinden daha dikkatli olmamız gerekecektir. Merkür, ağırlıklı olarak yazılı ve sözlü iletişimi de temsil ettiğinden, bu 2 aylık sürede Yay’da gördüğü zarar nedeniyle bilgi kirliliği, belgelerde hatalar, düşünülmeden sarf edilmiş sözlerin neden olduğu sonuçlarla karşılaşma yüzdesi artabilecektir. Çünkü Merkür Yay burcunda özelliklerini tam olarak yerine getiremediği gibi, gölge yanlarını da ortaya koyacaktır. Yalana başvurmak, kurnazlık, algı yanılsamaları, biraz savsaklanmış, detaylandırılmamış raporlar, özensizce verilmiş haberler benzeri durumları karşımıza çıkartabilir. Bu nedenle bu 2 ay boyunca imza attığımız sözleşmeleri, verdiğimiz sözleri, okuduğumuz haberleri, yazdığımız yazı ve mesajları 2 kez okumadan, düşünmeden işleme koymamaya dikkat etmekte yarar var. Bu süreçte medya ve haberleşme sektörüyle ilgili sorunlarda artış gözlenebilir. Özellikle Merkür’ün 4-23 Aralık tarihleri arasındaki geri hareketi (Retro) süresince buna daha da dikkat etmek gerekecektir. Bu konuya sonraki yazılarımda değineceğim.

Diğer yandan Yay burcu mizah yeteneği en yüksek burçtur. Çocuksu, neşeli, espritüel yanıyla olaylara çocuksu bir gözle bakar. Dolayısıyla kimsenin görüp de söyleyemediğini, yani aslında kralın çıplak olduğunu bir çocuk içtenliğiyle en rahat Yay burçları dile getirir. Hayatı tiye alabilmek işlek bir zeka istediği kadar, olayları en çıplak haliyle görebilmek ve o olayda gülebilecek bir yan bulabilmeyi Merkür’ü Yayda olan kişilerden daha iyi yapan yoktur. Yani bu 2 ay “orantısız zeka” iş başında olacak demek yanlış olmaz.

Bu nedenle Merkür Yay burcundayken karikatüristler, talk show programları, edebiyatta komedi ve komedyenlerle ilgili konular gündeme gelebilir, veya bilginin ortaya konuluşu bu şekilde olabilir. Örneğin aldığı açı olumluysa bir mizah dergisinin yayın hayatına başladığını öğrenebiliriz. Olumsuzsa bir talk show programında patavatsızca bir konuşmanın yol açtığı problemlere şahit olabiliriz.

Yay burcu aynı zamanda akademik, bütüne yönelik bilgiyi sever, detayda kaybolmayı, hızlı değişen ajandayı sevmez. Merkür ise hızlı akan günlük bilginin detaylarla işlenmesiyle ilişkilidir. Bu ikili beraberken bilgi edinme arzusu ve bilgi akışı hızlanır, ancak detaya inmek eğilimi azalacağından, yapılan işlerde hata oranı da artar. Bu dönemde eğitim alanların sınavları yeterince ciddiye almaması, incelikleri gözden kaçırması nedeniyle hata yapma riski artabilir.

Merkür’ün Yaydaki seyahati 11 Ocak 2018 tarihine kadar sürecek.

7 KASIM 2017 – VENÜS AKREPTE; Terazi ve Boğa burcunun gezegeni olan Venüs, güzellik, sanat, estetik, aşk ve erotizmi simgeleyen gezegendir. Akrep ise Venüs’ün tam karşıtı olan Mars’ın yönettiği burçtur. Soğuk ve nemli doğaları birbirine benzese de, Venüs Akrep’te zarardadır. Bu dönemde Merkür’ün Yay’da olduğu gibi Venüs de kendisine atanan nitelikleri ortaya koymakta zorlanacaktır. İyicil olarak bilinen Venüs, Akrep’te daha çok karanlık yanıyla sahnede olacaktır. Venüs ve Akrep ikilisi bir araya geldiğinde ortaya yakıcı tutkular, ya benimsin ya kimsenin tarzı sahiplenişler, derin ve yoğun duygularla ortaya çıkan kıskançlıklar, aşk kaynaklı intikam duygusu, ve benzer olaylar akla gelir.

Venüs, diğer adıyla Zühre, Akrepteyken Zührevi hastalıklarda, gizli ilişkilerde artış, ya da gayrimeşru ilişkilerin ortaya dökülüşüne şahit olmak olasıdır.

Akrep burcuna girmiş olan Jüpiter’in dokunduğu her şeyi büyütme özelliğinden geçen yazımda da söz etmiştim. Jüpiter ve Venüs’ün kavuşumda olacağı 8-18 Kasım arası, saydığım türde olayları daha çok duyabileceğimiz bir dönem olabilir.

18 KASIM AKREPTE YENİAY; Akrep-Boğa eksenindeki dolunay ardından yeni bir başlangıç için atılan adımdır Akrep’teki Yeni Ay. Küllerinden yeniden doğmaya hazırlanmak üzere geri çekilip kış/ölüm uykusuna yatmaktır. Yeniden doğmaya hazırlanmak, geçmişten arınmaktır. Sonbaharın son ayında doğanın ölmesi, içe çekilmesi, uykuya yatmasını sembolize eder. Yaşam döngüsünü yeniden başlatabilmek için ölebilmeyi becerebilmektir Akrep Yeni ayları. Bu güç ve yeniden doğma enerjisi de sadece Akrep’te vardır.

Geçen yazımda da belirttiğim gibi ülkemizin burcunun da Akrep olmasını göz önüne almadan bu yazıyı bitirmek olmaz. Yaşadıklarımız, tam da 3 önemli gezegenin Akrep burcunda olduğu yeni süreci, Boğa-Akrep dolunayı ve Akrep Yeniayıyla tetiklenecek, sessiz ve derinden bir yok oluşu ve yeniden doğabilme umudunu ortaya koyuyor adeta.

Son yıllarda atılan adımların maliyetleriyle yüzleşmeye başlarken, bir çocuk kralın çıplak olduğunu haykırıyor. Yok olmadan yeniden doğamayacağımız üzerine kurulu Akrep sembolizmi burada hepimizi nasıl bir yeni doğuş istediğimizi düşünmeye zorlayacak. Ülkemizin 5-11 ekseninde oluşacak olan dolunay, meclis, muhalefet, çocuklar, kreatif çalışmalar ve yaratıcılık alanını tetikliyor. Üstelik dolunay anında tüm transit iyiciller bir arada olacak ve T.C. doğum haritasının aynı alanında yerleşmiş tam 5 gezegenini tetikleyecek. Başta geleceğimiz olan çocuklarımız olmak üzere, muhalefet, meclis, yaratıcılık, sosyal yaşamımızı ilgilendiren konularda artık bir kapanış yapmaya hazır olabilmek, 18 Kasım’da ise yine bu alanlarda yepyeni fikirler ve stratejilerle başlangıç yapabilmeye işaret ediyor gökyüzü.

Bunu sadece ülkemizin değil, kendi bireysel haritalarımızda da farklı konularda deneyimleyeceğimizi unutmamalı, elimizde olmadan gelişen, sevinç ve mutluluklar kadar üzüntü ve acı veren olayları da bu çerçevede anlamlandırmalı ve geçmişte yaşamaktan kurtulup ileriye bakabilmeyi başarabilmeliyiz.

Yolumuz açık, yüreğimiz aydınlık olsun.

Cevap Yaz

Lütfen yorumunuzu yazın!
İsminizi yazınız